Neden Şükretmeliyiz?

İnsanları hayvanlardan ayıran özellikleri,  düşünme gücü, mukayese yeteneği, iradesi, akıl melekesi diye uzar gider.

Neden Şükretmeliyiz?

İnsanları hayvanlardan ayıran özellikleri,  düşünme gücü, mukayese yeteneği, iradesi, akıl melekesi diye uzar gider.

İnsan bu özelliklere sahipken bile bazen bunun farkında değildir. Öyle bir sahip olma yarışının içindeyiz ki insani değerlerimizin bile farkında değiliz.

Çok kazanmak, mal sahibi olmak, makam mevki sahibi olmak lüks evler,  arabalar, bir de yazlığım olsa, daha iyi mobilyalar, daha iyi okullar, yurt dışı gezileri liste böylece uzar gider.

Velhasıl hedefimizdeki neyse ona ulaşınca mutlu olacağımızı düşünür an be an avuçlarımızın arasından akıp giden ömür sermayesinin farkında olmayız.

Hedeflerimize birer birer ulaşınca da asıl mutluluğun bunlarla gelmediğini fark eder ama zamanı artık geri getirmeye de gücümüz yetmez.

Temelde tüm bunları mutlu olmak için yaptığımızı düşünür ama mutluluğa giden yolun gerçekten bu olmadığını fark edemeyiz.

Neden mi? Çünkü zihnimiz mutluluğa değil, kazanmaya odaklı.

Doyumsuzluğumuz mudur yoksa mutluluğu yanlış şeylerde aramamız mıdır sorun?

Gerçekten çok ciddi sorunlarımız dahi olsa da aslında her şey insanın içinde saklı. Zihni nereye yöneltirsek artık o çizgide düşünce üretiyor. Bardağın dolu tarafını görebilmeyi, her insanın, her olayın iyi bir tarafının olabileceğinden yola çıkarak mutluluğa yavaş ama emin adımlar atabiliriz.

Her şey içimizdeki affedilme erdeminde yatıyor aslında. Kötülükleri, hasetleri, düşündükçe ruhumuzda bu kirli sokaklarda yürürken payına düşeni alıyor.

‘Hayatımdaki tüm bana zarara dokunan insanlara hakkımı helal ettim ve onların kötülüklerini hayatımda uzaklaştırdım.’ Çok güzel bir telkin, tavsiye ederim.

Ne de olsa insan her yaşta öğrenmeye muhtaç değil mi?

Yeni doğan bir buzağının dünyaya geldikten sonra ayağa kalkması yaklaşık bir saat sürerken; insan için ortalama bir yıla ihtiyacı vardır. Yani insan olarak hayata ayak uydurmamız uzun yıllarımızı alıyor.

Eğer mutlu olmayı, hayatımızın merkezine oturtturabilirsek, diğerleri arkadan sorunsuz gelecektir.

Biraz mandıra filozofu gibi düşünmeye ne dersiniz?

Bu gün yeni bir güne gözlerimi açabildiğim için, bana yeniden yaşama fırsatı tanındığı için, sağlığım için en önemlisi gücü sonsuz bir yaratıcıya inandığım için şükretmeliyim.

İçimdeki tüm doldurulmaz boşlukları aklın giremediği derin dehlizleri merhametiyle dolduracak olan imanın güvenli limanıdır.

Şimdi derin bir nefes alın,  uyandığın her gün için ve sahip olduğunuz her şey için şükredin.