Alçalmadan Yükselemezsin!

Rüzgara karşı gelmekten vazgeç! Yağan yağmurdan, doğan güneşe atan kalbine hatta soluyan nefesine kadar hangisine müdahale edebildin?

Alçalmadan Yükselemezsin!

İnsanın hayatında defalarca dibe çöktüğü zamanlar olmuştur. Her şeyin üst üste geldiği çoğu kez çaresiz ve kimsesiz kaldığı ama buna bir türlü anlam veremediği hatta o anlarda yaşamak dahi istemediği sayısız zamanlar gelip geçmiştir. Bu zamanların en kritik özelliği çevremizin birden bire daralması belki en güvendiğimiz insanların ağız birliği yapmışcasına bizi terk etmesi olabilir. Bu birçoğumuz için hem maddi hem manevi çöküştür. 
Bu zamanlar bizler için her ne kadar bitiş gibi görünse de aslında yepyeni bir başlangıcın habercisidir. Hem de eskisinden çok daha güzel bir başlangıcın adeta gümbür gümbür gelişidir. Nasıl yani?
Eskiye dönüp şöyle bir bakın her acının sizi ne kadar da çok büyüttüğünü ve tecrübe sahibi yaptığını görebiliyor musunuz? Hani o en kimsesiz zamanlardan çıkıp her şeyin yoluna girdiği anlarda hayatınıza giren yepyeni insanları fark edebiliyor musunuz? “İyi ki de öyle olmuş” dediğiniz, “öyle olmasa asla bu hallere gelemezdim” diye sonradan şükrettiğiniz, “o imtihan sebebiyle daha dikkatli yaşıyorum” veya “artık ben o eski ben değilim” diyerek yaşadığınız o muhteşem deneyime minnet ve şükranlarınızı sunmuyor musunuz?
Yaşadıklarınız sebebiyle net bir bakış açısıyla kimin daha dost kimin daha düşman olduğunu rahatlıkla sezebildiğiniz; yaşaması çok zor gelen ama aslında en değerli zamanlar olduğunu anlayabiliyor musunuz? 
Evet belki yine diptesin hatta eski yaşadıklarını unuttun ve “bundan daha kötüsü hiç olmamıştı” diyor olabilirsin!
Hiç ümitsiz olma yaşadıklarının sana anlatmak istediği tek bir mesaj var;
Sen çok acizsin!
Sahip olduğunu sandığın hiçbir şey sana ait değil!
Daha ne kadar sana ait olmayanlar için endişe edip kendini helak edeceksin!
Neye gücün yeter!
Senden daha güçlü bir sahibin varken kendini neden bu kadar sorumlu hissediyorsun?
Rüzgara karşı gelmekten vazgeç!
Yağan yağmurdan doğan güneşe atan kalbine hatta soluyan nefesine kadar hangisine müdahale edebildin?
Hiçbirine öyle değil mi?
Gel sen içinde acıların tokat atıp seni uyandırmaya çalıştığı ruhuna kulak ver.
Yüreğinde cıvıldayan kuşları çağlayan ırmakları neşe içinde çiçek açmayı bekleyen baharı bekle!
Bak ruhun nasıl özlemle artık kendine gelmeni neşeyle kırlarda koşmanı bekliyor.
Sadece teslim ol, huzurda ol!
Endişe etme!
Kendinden kendine giden o yolu bulduğun gün yaşadığın her acıya ve sana acı veren her insana minnet ve şükranlarını göndereceksin.
İşte o gün nefsin ruhunun önünde eğilecek,
Asıl yokluğun yeniden dirilmek olduğunu o gün göreceksin.
İşte o gün yeniden doğmuş olacaksın!
O gün neden bugün olmasın...
Gülay Okuyucu