Vesvese Sözlüğü 101- Değerliyim, Farkındayım, Ben de Varım

Bir gün de “ Bismillah” diyerek kalkmayı öğrenemedim, hemen bir vesvese… “ her gün aynı kalkma da kıymetini bilsinler “ diyor. Kalk, elini yüzünü yıka, şöyle toparlan aynaya bak: Şu halime bak ne kadar solgun, mutsuz bir yüzüm var, saç baş dağınık.Ahh, rahmetli babaannem aklıma geldi şimdi, “ bak kızım, derdi, sabahları Besmeleyle kalk güneş üstüne doğmasın, sonra akşama kadar vesvese peşini bırakmaz.“

Vesvese Sözlüğü 101- Değerliyim, Farkındayım, Ben de Varım

Güneş doğmuş, uyuyakalmışım, aslında hiç de kalkasım yok. Yine sabah namazına kalkamadım. Kimse değer vermiyor bana, Rabb’imin değerli bir kulu değilim ki namaza kalkamadım. Her gün aynı şey. Şimdi kalk kahvaltı hazırla, bir günde eline sağlık güzel olmuş diyen yok. Her gün temizlik yap, fark eden yok. Yirmi yıldır aynı.

Bir gün de “ Bismillah” diyerek kalkmayı öğrenemedim, hemen bir vesvese… “ her gün aynı kalkma da kıymetini bilsinler “   diyor.  Kalk, elini yüzünü yıka, şöyle toparlan aynaya bak: Şu halime bak ne kadar solgun, mutsuz bir yüzüm var, saç baş dağınık.Ahh, rahmetli babaannem aklıma geldi şimdi, “ bak kızım, derdi, sabahları Besmeleyle kalk güneş üstüne doğmasın, sonra akşama kadar vesvese peşini bırakmaz.“ 

Kimse bana değer vermiyor, diyorum, şu halime bak! Daha ben kendimi görmüyorum, en son ne zaman bir kuaföre gittim, bakım yaptım,giyinip süslendim.. Çocuklar da kalktı. Akşama kadar yemek, temizlik yapsam ne olacak, sanki görüyorlar, yemeği de yerler, “ yağı çok olmuş, tuzu az olmuş. “ derler.

                                                    ************

Kalk oğlum kalk, işe geç kalacaksın! Evde bir huzursuzluk, iş yerinde bir huzursuzluk...Günlerce uğraştım o projeyi tamamlamak için neymiş efendim eksik olmuş, dosyayı Müdür Bey’in istediği gibi hazırlayamamışım. Acaba buradan sağ salim emekli olabilecek miyim? Kaç yıl oldu bir gün de “ Çok emek vermişsin, doğru düzgün hazırlamışsın, güzel olmuş, aferin diyen olmadı. Ahh ah  okula giderken de böyleydi, ödevlerimin hepsini yapardım, babam da bir gün “ Aferin oğlum, aslan oğlum “ demezdi. Babam değer vermedi, müdür mü değer verecek? Yirmi yıllık eşim bile değer vermiyor. İçkim yok, kumarım yok, çalışırım evime ekmeğimi getiririm. Mesela geçen gittiğim arkadaşın evinde yemeği yedik, çocukları ” eline sağlık anneciğim, Allah kesene bereket versin babacığım,’’ dediler. Ooo  bizimkiler nerdee…  Sadece ne getirdin eline bakarlar, istedikleri şeyi almazsam tavır yaparlar. Kahvaltı yapıp da çıkayım, yeniden oturayım şu projenin başına.

                                                  ************

Herkes gitti, işte kaldın tek başına amaaan, boşver uğraşma kim biliyor ki değerini. İki kap yemek yap işte, akşama yemek yok demesinler. Bugün de temizlik yapma, otur televizyonun karşısına sen de keyfine bak. Ne gerek var; uğraş, saçını süpürge et, kıymetini bilen yok. Doğuran anam bile bilmedi kıymetimi. Bir gün de “ aferin kızım “ demedi. Daha küçücükken babaannemle evde kalıp o kadar kişinin yemeğini yapardım. Annem kepçeyi eline alır sallardı, “ bunun tadı tuzu olmamış “ derdi. Babaannem de ” üzülme kızım ” derdi. Namaz surelerini öğretirdi bana bir türlü abdest alamazdım. “ Kızım senin abdest yarım saat sürüyor, ne yapıyorsun böyle “ derdi babaannem. “ Yıkadım mı yıkamadım mı 3 kere mi yıkadım, 5 kere mi yıkadım elimi kolumu bilemiyorum “ derdim. Babaannem de “ kızım sana vesvese bulaşmış, yıkamışsındır olmuştur. Öyle uzun uzun yarım saat abdest almak olur mu? Vesveseye izin verirsen sabahtan akşama, akşamdan sabaha seni yönetir durur  bir tövbe et bakalım “ derdi.

Annem de beni sevmiyordu, zaten babam hiç yüzüme bakmazdı. Babaannem “ Onlar çok yoruluyorlar kızım, iş güç çok. Koca  tarla var, seni seviyorlar. Hem baban seni sevmese bak geçen hafta sana fistan aldı, alır mıydı? Annen de seviyor seni, sevmese saçını tarayıp örer miydi? “ derdi.

Allah’ım ben ne yapıyorum, bak geçmişte de öyleydi. Ah babaannem  ahh vesveseye mi kapıldım ben şimdi, kalk hadi besmeleyle kalk, bir abdest al, babaannene dua et. “ Abdestli yap yemeğini, dua okuyarak yap. Yiyene şifa olsun “ derdi. Ben ne yapıyorum, söylene  söylene öfkemi kusuyorum yemeğin içine sonra yiyenler de eline sağlık desin. Milletin önüne zehir koy, sonra da eline sağlık desinler bekle…

Yoook  bundan sonra artık başka türlü. Hadi güzel bir yemek yap, güzelce giyin, süslen, evi de temizle… “ Ee ne olacak kocan gelince çok mu güzel olmuş diyecek, bu zamana kadar zaten neyi başardın ki, ne işe yaradın ki iki kap yemeği herkes yapar. “  Hah işte saat kaç oldu, çocuklar geldi. Çocuklar içeri girer girmez:

__   Anne, abim beni sevmiyor, hiç bana değer vermiyor. Başka çocuklar bana kötü sözler söylüyorlar, abim gelip beni korumuyor,. Anne, siz zaten onu daha çok seviyorsunuz, o erkek ya o daha kıymetli tabi kimse beni sevmiyor.

__  Ya tabii seni sevmiyorlar da değer vermiyorlar. Onun için sana kırmızı ayakkabıyı aldılar, bana istediğim spor ayakkabısını almadılar. Asıl  bana değer vermiyorlar, sanki bu evin çocuğu değilim.  Babam bir kere ” aferin oğlum.” dedi mi? Derslerimin hepsini de yapıyorum bundan sonra yapmayacağım.”

Çocuklar da  vesveseye kapıldı  “ ben yeterli bir anne olsaydım, iyi bir anne olsaydım, bu çocuklar böyle olmazdı, yeterli olmadığım için de değer görmüyorum. “

“ Kızım, sen o vesveseye bakma hem eve yetiştin, hem okul okudun, yemekleri güzel yapmakta kimse senin  eline su dökemez, hele bir pilav yapardın deden parmaklarını yerdi, ben bile kıskanırdım. “ derdi babaannem.

Allah’ım sen aklıma mukayyet ol. Sana sığınıyorum. Çocuklarımı da seviyorum, eşimi de seviyorum, kendimi de seviyorum. Allah’ım sen bize yardım et.

Hadi kalk kalk, çocuklar derslerini yaparken sen de şöyle elmalı tarçınlı bir kurabiye yap, mis gibi... Ortalığı da bir topla, masayı da güzelce bir hazırla.

Yine akşam oldu, evin yolu göründü ama suratlar bir karış, Müdür Yardımcısı geliyor hem de projeyi beğenmediğini söyleyecek. Oh be, çok şükür. Beğenmişler. İkinci bölümü hazırlayabilirsiniz, dediler. Eve giderken bir tatlı alayım  kutlayalım,. “ alsan ne olacak sanki çok çok önemli, evdekiler de bir aferin diyecek, çok başarılısın diyecek sanki. Bir akıllanmadım, oturup yerim tatlıyı. “  Yok, bu sefer seni dinlemeyeceğim  bak şimdi tatlının yanında bir de çiçek alıyorum.”            

Hadi saat gelmiş, masa hazır her şeyi çok güzel hazırladım. Bir de tatlı yapsaydım iyi olurdu, neyse yetişmedi. Vesvese ile uğraşmaktan tatlı yapmaya sıra gelmedi. Bu vesvese benim zamanımı da çalıyor, enerjimi tüketiyor.

Kocam bana değer vermiyor diyorum, bir akşam da geldiğinde ” Hoş geldin ” demiyorum. Bu akşam diyeyim. Ha geldi çocuklarda kapıya koşuyor.

-Hoş geldin Bey ,

-Hoş buldum hanım ,

-Babam tatlı almış babam bize tatlı almış

-Çocuklar;babanız sizi ne kadar seviyor, bakın en sevdiğiniz tatlıyı almış.

-Çiçekler de çok güzel kokuyor, teşekkür ederim.

(  Allah’ım, ben de tatlı yapamadım diye üzülmüştüm. Babaannem ne derdi “ Sen nasıl olursan kızım karşındaki de öyle olur. “  Yıllarca ben vesvese, kuruntu ettim, endişe, korku… Meğer kocam da benim gibi vesveseli, endişeliymiş. Bak bugün ne oldu, babaannemi dinledim, kalktım abdest aldım, dualar ettim, vesveseyi dinlemedim. )

-Hadi sofraya,

-Anneciğim çok güzel kokuyor, en sevdiğim çorba

-Hanım, eline sağlık .

-Allah kesene bereket versin Bey. Yemekten sonra size bir sürprizim var çocuklar…

-Anne hemen söyle, şimdi şimdi…

-Benim de bir sürprizim var.  Oğlum; senin istediğin spor ayakkabısı yarın geliyormuş, gidelim birlikte alalım. Önümüzdeki hafta da antrenmana beraber gideriz.

-Oley, aslan babam .

-Evet, çaylar hazır güzel kızım bana yardım eder.

-Annem kurabiye yapmış; hem de elmalı tarçınlı en sevdiğimiz kurabiye

-Hanım mis gibi kokuyor, benim de en sevdiğim kurabiye bu.

-Anne zil çalıyor...

-Bakıyorum ben kızım, gelen komşumuz

-Komşu, kusura bakma rahatsız ettim. Misafir geldi uzaktan fazla ekmeğin var mıydı?

-Var komşum.

-Gelsem mi gelmesem mi çok tereddüt ettim, herkesin ekmeği kendine yeter. Seni mi düşünecekler, dedi vesvese .

-Olur mu komşum, her zaman elimizden ne gelirse. Az bekle komşum, kurabiye yapmıştım, ikram edersin misafirine benim çocuklar çok seviyor bunu.

-Sağ ol komşu, Allah razı olsun. Eline sağlık, kesenize bereket.    

( Ah babaannem çok sağol, bugün sanki yeniden doğdum. Yatmadan önce sana da dua edeyim, sen öğretmiştin. Felak ve Nas surelerini, onları da çok okudum bugün, yemeği yaparken de okudum. Allah senden razı olsun, ne güzel bir şeymiş huzurla uyumak, sevildiğini, değer gördüğünü fark etmek. Bugün kendimi de fark ettim. Neden yaşadığımı fark ettim. Allah’ım ben ve ailem sana emanetiz. Babaannem “Vesvese şeytandandır. ” derdi, ” Allah’ım, sen bizi şeytanın her türlü şerrinden, vesveselerinden koru.”Amin.)

“Allahu ekber Allahu ekber “ sabah ezanı okunuyor. Allah’ım şükürler olsun huzurla uyuduk, huzuruna davet ettin çok şükür.

-Hayırdır Bey  erkenden hazırlandın nereye?

-Geçen gün imamı gördüm; arada camiye uğra, dedi. Namaza gidiyorum hanım,

-Allah kabul etsin.

Allah’ım, her gün aynı değilmiş işte, nasıl olmasını istersek öyle de kolaylaştırırsın. Bundan sonra senin yolunda, senin rızana uygun şekilde yaşamaya niyet ediyorum.

Çok şükür ne güzel bir kahvaltı yavrularımın sesi cıvıl cıvıl

Ortalığı bir toplayayım; sonra okurum, diye bıraktığım kitaplar vardı. Onlardan birine bugün başlayayım. Kapı çalıyor kim geldi ki

-Kim o ?

-Komşu benim.

-Buyur komşu, hoş geldin.

-Hoş bulduk, dün akşam misafirim vardı ya, senin kurabiyelere bayıldı. Bir cafe işletiyor. Bizim orası için bu kurabiyelerden yapar mı? Ondan alalım, dedi. Ben de sana sorayım dedim, kurabiye satar mısın komşum?

-Komşum tabii ki, biliyor musun ben yemek bölümü okudum. Yemek ya da pasta satışı yapabileceğim bir dükkan açmak isterdim her zaman, sonra o hayalimi unuttum gitti, “ sen yapamazsın sen kim bu işi yapmak kim? ” dedim. Orada kaldı. Belki böylece hayalimin bir kısmı gerçek olur. Tabii yaparım, başka kurabiyeler de yaparım. Sen söyle, ben ona göre hazırlarım.

-Tamam komşu; ben sana haber vereceğim, hadi hayırlı günler.

( Babaannem derdi ki: “ Vesvesenin olduğu yerde maddi manevi bereket olmaz. “ )

Ben değerliyim, değerli olduğumun farkındayım. Artık bu dünyada ben de varım. Şükürler olsun Allah’ım.

                                                                                                                                                                   

YAZAR: YASEMİN AKTAĞ

Yazar'ın diğer yazılarına ulaşmak için

https://nefes21.com/profil/yasemin-aktag

Yazar'ın sosyal medya hesabı

https://instagram.com/yaseminaktag?utm_medium=copy_link

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için Telegram kanalımıza katılın!