Sadece Teşekkür Et!

Öyle kolay öğrenmedim yaşamı ve öyle kolay keşfedemedim kendimi. Yaşam yolumda hep kurban rolümü benimsemiş ve beni kırıp üzen, canımı acıtan kişilere hep kızmış, onlardan nefret etmiştim. O zamanki düşünceme göre ızdıraplarımın tek suçluları onlardı...

Sadece Teşekkür Et!

       Hadi gel bak sana ne anlatacağım.
       Ne anlatabilirim ki, ancak ne yaşadım ve ne deneyimlediysem o kadarını.
       Dön bak bakalım, seni en çok kim üzdü? Seni en çok kim kırdı? Canını en çok kim acıttı? Hakkını kim yedi?
       Hımm... Şöyle bir düşün bakalım.
       Hadi onlara bir teşekkür et şimdi. Bana sorarsan, ben öyle yaptım şahsen. Canımı acıtan, hakkımı yiyen, beni kıran ve üzen (...) tüm herkese teşekkür ettim. 
       Öyle kolay öğrenmedim yaşamı ve öyle kolay keşfedemedim kendimi. Yaşam yolumda hep kurban rolümü benimsemiş ve beni kırıp üzen, canımı acıtan kişilere hep kızmış, onlardan nefret etmiştim. O zamanki düşünceme göre ızdıraplarımın tek suçluları onlardı.
       Yaşam yolumda bana o kadar büyük hizmettelermiş ki bunu çok sonradan fark ettim. Bana kendimi tanıma ve kendimi bulma fırsatı verdikleri için artık teşekkür ediyorum onlara. Zamanında hayatımın en kötü insanları diye nitelendirdiğim için onlardan özür diliyorum. Meğerse benim filmimin kötü karakterlerini oynamak işi onlara düşmüş. 
       Kolay mı bir filmin kötü karakteri olmak? Düşünün, bir filmin kötü karakterlerini neredeyse hiçbirimiz sevmeyiz. Film boyunca ondan nefret ederiz. Hatta kötü emellerine ulaşamasın diye film boyunca içimizden dualar eder, onun kötü planlarını alt edecek planlar kurarız. Kısacası,  filmi izlerken içten içe savaşırız kötü karakterlerle. Peki hiç düşündünüz mü? Onlar olmasa bu film olur muydu?  
       Sırf benim ben olmamı sağlamak, beni bugünüme bu anıma kavuşturabilmekmiş dertleri. Tekrar, tekrar ve de sonsuz kere teşekkür ediyorum hepsine. İyi ki varlar ve iyi ki hayatımın bir bölümünde yer alıp bana bu yönde hizmet ettiler. Hatta onlar benim bir parçam olmuşlar. Seviyorum kendimi ve bütün parçalarımı. 
       Kimi bana sevmeyi öğretmek için girmiş hayatıma, kimi de öfkelerimi bana göstermek için...
       -Eee, noldu şimdi. Zeynep ne yaptın sen? 
      - Hayatını bir dönem sana zehir edenleri mi ödüllendiriyorsun? 
       -Aklın başında mı senin? Yukarıda yazdıklarımı okuyunca bunlar gibi soruları ve belli yakıştırmaları içinden geçirenler var şu an, farkındayım. 
       Cevabım ise : Hadi, sen de dene! Hemen şimdi dene. İnan, hiç zor değil. Aksine çok kolay. Başrolünü oynadığın filminin kötü karakterlerine teşekkür ederek onlardan özgürleş ve onları tanıma fırsatını sana verdiği için Rabbine şükret.
       “Yaptım da bir sor niye yaptım” repliği çok hoşuma gider. Onlar da yaptı da bir sor niye yaptılar.   

       Sevgiyle ve şükürde kalın...
       

           Zeynep SARIKAVAK