Bayramın Hayatımıza Dokunuşu

  Bayram huzur, barış, sevgi, güven, mutluluk, paylaşmak demek. Bayram sevdiklerinize coşkuyla sarılmak, gönülden birlikte, bir olmak demek. Bayram hatırlamak, hatırlanmak demek.   

Bayramın Hayatımıza Dokunuşu

    Bayram huzur, barış, sevgi, güven, mutluluk, paylaşmak demek.

    Bayram sevdiklerinize coşkuyla sarılmak, gönülden birlikte, bir olmak demek.

    Bayram hatırlamak, hatırlanmak demek.

    Bayramlar hayatımıza dokunan, değer katan çok önemli zaman dilimleridir.           

     Anı yaşama, anda kalma, anın değerini bilme. Buradan baktığımızda anın farkındalığı adına Çanakkale savaşında yaşanılan ve beni çok etkileyen bir olayı paylaşmak isterim sizinle.

     ‘Arife günü idi, cephe kumandanı Vehip Paşa beni çağırdı.
    “Hafız, askerin bir talebi var. Yarın Ramazan Bayramı, sabahleyin hep beraber bayram namazı kılmak istiyorlar. Eratın toplu bir halde bulunmaları tehlikeli ve düşman için bulunmaz bir fırsattır. Tekliflerini kabul etmedim. Sen de münasip bir lisan ile anlatırsın!” dedi.
       Paşanın yanından ayrılmıştım ki, zamanın ulularından gözü gönlü Hak adına arif, zarif bir zat çıktı karşıma.
Bana dedi ki: “Sakın ola ki erata bir şey söyleme, gün ola, hayır ola! Allah ne derse o, olur!”
       12 Ağustos 1915 Perşembe günü Ramazan Bayramı’nın sabahı erken kalktım. Müslüman Türk askerleri, bayram namazını mutlaka eda edeceklerdi. Allah sevgisinde birleşen yüzlerce asker de ayakta idi. Hak katında birlikte secdeye varacaklardı. Hep beraber başımızı göğe kaldırdık; hevenk   hevenk beyaz bulutlar göründü. Biraz sonra da bu bulutlar yere çöktü. Herkes “Allahü Ekber!” deyip yüzlerini toprağa sürdü. Hepimizin içinde ince bir huzur çiçeklenmiş ve Yüce Allah bizi bulutlar arasında görünmez hale getirmişti. Daha sonraki günlerde öğrendik ki, İngiliz sömürgesinin Müslüman askerleri; Müslüman Türk askeri karşısında savaştıklarını duyunca isyan etmişler ve derhal geriye alınıp, cepheden uzaklaştırılmışlardı.   ’KAYNAK:web.itu.edu.tr.

     2020 yılının mayıs ayında Covid-19 nedeni ile hepimiz çok farklı bir Ramazan Bayramı yaşadık. Oysaki öylesine alışmıştık ki rutin geçen belki de kıymetini bilemediğimiz, hakkını veremediğimiz bayramlara.

     Tarihimize baktığımızda o dönemin insanları savaşlar veya başka sebeplerden dolayı sevdiklerinden ayrı özlem yüklü bayramlar yaşamışlar.Tıpkı bizlerin bugün burada hissettiği duygulara benzer. Bir kere daha anladık ki olaylar farklı yaşanılan hisler ve duygular aynı.

   Bu farkındalıkla kendimize şu soruyu sormanın tam zamanı:

   Bayramın ve anın değerini yakalama adına bugünden itibaren neyi farklı yapmalıyız.

    Gerçek manada bayramların yaşanacağı güzel günler için bize düşen nedir?

    Geçmişten bugüne ülkemize değer katan tüm insanlara rahmet, saygı, minnet ile yad ediyoruz.

                                                                                                                  Kadriye Borak