Acaba Kendimizi Ne Kadar Tanıyoruz?

Acaba Kendimizi Ne Kadar Tanıyoruz?
Keşif Zamanı

Günlük hayatta kişiler arası ilişkilerimizde zaman zaman yaşadığımız problemlerin bazen kısır döngü gibi tekrar ettiğini; sürekli aynı tip insanlarla karşılaştığımızı düşünürüz. Acaba bu düşüncelerimizde kendi kişilik yapımızın, olayları algılayışımızın payı ne kadardır, hiç düşündük mü?

 Genellikle problemi karşı tarafta arar kendimizin olaydaki payını göz ardı ederiz. Olaylara hangi pencereden baktığımız önemlidir. Bunda birçok unsurun etkisi vardır. Kısacası kendimizi keşfe çıkmak gerekir, bu tuhaf bir düşünce demeyin!

Markette alışveriş yaptığımızı varsayalım, bir ürünü incelemek istediniz, elinize aldınız ve bütün reyon döküldü. Ne düşünürdünüz? ’Ne kadar sakarım mı? Yoksa ‘ Hatalı dizmişler, hepsi döküldü.’ mü olurdu. Kendimiz hakkındaki düşüncelerimiz, tüm ilişkilerimizi ve hayata bakış açımızı etkileyecektir.

Acaba kendimizi ne kadar tanıyoruz? İlişkilerimiz de olaylara bakış açımız ve kişilik özelliklerimiz ne kadar etkili?

İnsana karmaşık gelse de kişinin kendini tanıması,  kişilik özelliklerini bilmesi, hangi durumda hangi tepkileri vereceğini tahmin etmesi önemli, insanın kendi özelliklerine yabancı olması ne kadar olağan diyebiliriz. Âmâ bazen kendimizi dahi tanımıyoruz.

İnsanları ne kadar kategorize edersek edelim, herkesin şahsına özel özellikleri olacaktır. İnsanlar iki göz, bir burun gibi ortak özelliklere sahip olsa da yetmiş milyar insanın parmak izi birbirinden farklı.  Velhasıl her insan şahsına münhasır, kendine has özelliklere sahip…

Zayıf yönlerimizi, güçlü yönlerimizi ve farklılıklarımızı keşfetmek için çaba harcamalıyız.

Bu karmaşık hayattaki ilişkilerimizde sağlam bir yol haritası çıkarmak için önce kendimizi tanımalı, sivri yönleri törpüleyip, içimizdeki saklı cevheri ortaya çıkarmalıyız.

Son olarak ne demiş tasavvuf Şairimiz Yunus Emre

İlim ilim bilmektir

İlim kendin bilmektir

Sen kendini bilmezsin

Ya nice okumaktır